“UCUZ SİYASİ MANEVRA”

reklam
“UCUZ SİYASİ MANEVRA”
reklam

Öyle dedi biri.

Geri saralım bandı.

Hatırlıyorsunuz zaten, unutmak ne mümkün.

İşsizlikle boğuşan Adem Yarıcı, çocuklarının karnını doyuramadığını söyleyerek kendini Hatay Valiliği’nin önünde yaktı.

Yakarken de “çocuklarım aç, iş istiyorum anlamıyor musunuz” diye bağırdı.

Ambulansla hastaneye götürülürken kalp krizi geçiren Yarıcı hayatını kaybetti.

Sonuç, bir kişi öldü, üç çocuk babasız kaldı.

Nokta.

İnsani olarak olaya sadece bu noktayı koyduğumuz taraftan bakalım; üç çocuk babasız kaldı, baba hayatını kaybetti.

Hatay Valiliği, babanın psikolojik sorunları olduğunu ve çocukları için devletten destek aldığını açıkladı.

İki tarafı var bu açıklamanın da…

Birincisi; doğrudur, psikolojik sorunları olduğu muhakkak.

Normal bir insan normal bir psikolojide olsa kendini yakmaya kalkar mı, psikolojisinin bozuk olduğu zaten eyleminden belli değil mi?..

İkincisi; devletten aldığı destek…

Maddi durumu yetersiz ailelere çocuk başına 35 ila 60 lira arası şartlı eğitim yardımı ile 35 lira da şartlı sağlık yardımı ödeniyor-muş!

Elbette devletin her maddi durumu kötü olana yüzlerce ve binlerce lira yardım yapması beklenemez ama rakamlara bakar mısınız?

35 lira… Bugünkü koşullarda hangi yorumu getirebilirsiniz?

Sözün bittiği yer.

Hatay’daki bu intihar olayından sonra kişinin aynı şekilde daha önce de eylem girişimi olduğu, özürlü raporunun bulunduğu, antisosyal kişilik bozukluğu teşhisi konduğu, eşine şiddet uyguladığı, boşanma davası bulunduğu bilgileri de düştü gazetelere.

Doğrudur, mümkündür, hepsini gerçek olarak kabul edelim.

Ama…

Eylem olarak kendini yaktı mı?..

Yaktı.

Kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti mi, kaybetti…

Sadece ölüm, sadece babasız kalan çocuklar ve sadece içine düşülen feci son olarak ve tamamen insani yönden bakalım…

Bakarken de şu yoruma ne diyeceğimizi düşünelim:

“Kimse açlıktan kendini yakmaz. Öyle olsaydı Nijerya, Çad, Zambiya, Haiti, Madagaskar, Yemen gibi ülkelerde insan kalmazdı. Böyle ucuz siyasi manevraları kimse yemez.”

Hoppaaa…

Geldi; ölümü, kendini yakma eylemini siyasi manevraya bağladı.

Neresinde bunun siyaset, adam bunalıma girmiş kendini yakmış.

Neyin siyaseti?

Neyin manevrası?

Yani şimdi adam kendisini siyasi manevradan mı yaktı?

Nasıl bir ilgi, nasıl bir savunma(neyin savunmasıysa)?

Asıl bunu yazan işin içine siyaseti sokmuyor mu?..

Psikolojik sorunlu babaya birileri mi gaz verdi, “git kendini yak, siyasi atraksiyon olsun” diye?

Öyle mi?

İşte bu tam ucuz siyasettir kabul edilmesi mümkün olmayan.

Vicdana sığmaz…

Akıl almaz…

reklam
M. Alp Kaan
M. Alp Kaan( alpkaan@birlikgazetesi.com.tr )

YORUM ALANI

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.